22 Ocak 2012 Pazar

zaten güzel şeyler hep bizim tarafta oldu.

Yok yere tüm tırnaklarımı yedim az önce. Klavyeye dokundukça sızlıyor 10 kısım tekmili birden. [Ahah yazar burada 10 parmak klavye kullandığını alt metinden ince ince verir] O değil de cidden oje sürülemeyecek kadar derine girmişim, sürersem de bayağı avam kaçacak. En iyisi mi uzayana kadar depresyon stayla takılmak.

Neyse bundan bahsetmek için gelmedim aslında. Geçen perşembe, ben hapı yutmadan önce, biletini günler önceden aldığım ve sabırsızlıkla o günün gelmesini beklediğim oyuna gittim. Güzel Şeyler Bizim Tarafta. Oyun camın arkasında sahneleniyor ve kulaklıklarla dinliyorsunuz konuşulanları ve evet kulaklıkları çıkarttığınız an hiçbir şey duymuyorsunuz -denedim-. Hatta kulaklık bozulursa oyunun ortasında napıcam ben diye tasalandım kendi kendime. Yersiz tasalarım ve ben evet vol.23. Bardakla yan komşuyu dinler gibi dinledik oyunu. Ve evet bu sayede telefonumu kapattığım halde 3-4 gün önce kurduğum alarmın ötmesiyle kendilerini rahatsız etmedim. Yerin dibinden seyrettim bi süre oyunu. Derstir bana ders!

Tam da ön çaprazımda Bir İstanbul Masalında Demirin annesini canlandıran Arsen Gürzap oturuyordu ki ben kendisini uzun bir süre Çolpan İlhan zannettim. Sahnede ağır küfürler boy gösterirken nedense hep kadının tepkileri merak ettim. Dedim ya niyeyse. Ama o nasıl bir ciddiyet, nasıl bir salon kadınlığı. Tüm salonun gülmekten yerlere yattığı sahnelerde bile en ufak bir mimikte bile bulunmadı. Neyse bu da böyle bir anekdottur. Bir diğeri ise Kuz-eygüney'de oynayan Cemre'yi oyunda, sesinden ve ağlamasından tanıdım kendisi kapının arkasındayken. Bu ne spesifik bir ağlamadır ya da oynadığı dizide bu kadar çok mu ağlamış ki ben adım gibi biliyorum bu sesi. Kızın yüzünü görücem diye akla karayı seçtim diyebilirim. Bu da iki.

Ben sanırım hep Ayşe'nin hikayesine takıldım (cemre mi değil mi sıkıntısından bağımsız) ve vurucu cümleyi de finalde aldım zaten. Naçizane fikrim olarak muhakkak izlenmesi gereken bir oyun olduğunu söyleyebilirim. Hepsi ayrı telden çalan ama bir şekilde yolları kesişen 2 çift. Spoilsiz yazı da böyle oluyor ama dayanamıcam:

--spoiler--

KATİL UŞAK!

--spoiler--

Böyle de bi bilgi var. 3. Numaradan da bi dahaki sefere bahsederim.
Çok az sandalye olduğu için elinizi çabuk tutmanız gereken bi oyundur efendim.
Bilginize.

2 yorum:

  1. Çok çok ilginç bir oyunmuş gerçekten merak ettim ama peehhh nerede izleyeceğim?

    YanıtlaSil
  2. teklifim her daim açıktır size efendim, Demiri bana bırakıyosunuz gidip izliyosunuz :)

    YanıtlaSil