Aslına bakarsan baya baya(ğı) blog yazmak ister bu gönül. Ne oluyor ne bitiyorsa ben buraya gelip de bi -ki şey karalayamadan gün bitiyor. Akşamları sorma, akşamları ben overdose Leyla. Telefonumdan maillerimi kontrol ettikten sonra bulutlar, pofuduklar, kıç üstü zıplamalar.
Şu anda eskiden olduğu gibi kahvemi yapıp geçtim laptopun başına. Mutfakta olduğum için sigara da içebiliyorum. Adeta bi yazar havasındayım. Birazdan yazdıklarımı beğenmeyip avucumun içinde kağıtları top haline getirip basket atmaya çalışacağım [secret window stayla]. Basket eşittir taslak.
Cevat hasta. Cevat hasta olmayıp hasta olunca korkutan hastalardan. Gerçi panik olmayan tek kişi zatı halleri. Hönk hönk öksürüyo. Ateşi de var, hatta tüm ateş sadece boğaz kısmında toplanmış. Bir cumartesi keyfi olarak geç saatlere kadar uyuyamadık. Cumartesi erken saatlerde kahvaltı yapıyorsak ve evde de bir anne yoksa bilin ki evde hasta olan biri vardır. Evet bu hep böyledir. Gerçi her halükarda 11i geçirmiyoruz ama yine de bugün erkendi işte.
Ve evet annem ve ananem gitti. Ev ister istemez bom boş geliyor ama ben daha güçlü olmaya çalışıyorum. Cevap vermeyen 'biraz daha kalın' çabalarımı 'şu zamanda geliyosunuz o zaman' yönünde harcıyorum. Başarılı da oldum sanırım. Bir evde annenin olması şart cancağızım. Her şey çok daha güzel bence. Üç kuşak olunca da tadından yenmiyor, tadı damağında kalıyor işte her seferinde.
Anneler ne güzel şeyler. Ne çileğe benzer ne de yeşil eriğe.
Her istediğimin aynı anda olmayacağını öğretiyor bana hayat türlü yollardan.
Bir fotoğraf makinesi alıp yollara düşesim var, ya da ne bileyim ben cam üflemeyi çok istemiştim. Geçen gün iz tv'de izledim bi belgesel. Göründüğü kadar kolay bişi değil ve istendiği zaman yapılabilen bi aktivite değil. Hatay'a mı gitmek gerek anlamıyorum ki?
Şu adamı mesela saatlere izleyebilirim arkadaki meraklı kalabalık gibi. Hani bazı şeyler vardır oluversin hemen istersiniz, sürece katlanamazsınız. Sonuç istersiniz. Ama işte gerçekten meraklı olduğunuz bi konuysa sonuç umrunuzda olmaz. O sonuca nasıl gidildiğidir asıl merak ettiğiniz. Bu da aynen böyle. Oluverip bitmesin ben her adımda nasıl güzelleştiğini ya da bişilerin ortaya çıktığını göz kırpmadan izleyeyim. Minikken Bob Ross'u da öyle izlerdim ben. Sonunda ne yapacağından öte neyi nasıl ne hale getirdiğiydi beni heyecanlandıran. İnsan her aşamasında heyecan duyacağı bi işe sahip olmalı. Diğer türlüsü para kazanmak işte sadece. Yani Bülen.t Ersoy'un moonwalk yaptığı bir ülkede ben mi cam üfleyemeyeceğim? Sorarım size!
Bu arada:
Benim kendime ait bir sözlüğüm oldu, A- Z'ye en güzel kelimelerin olduğu. Sayfalar yavaş yavaş doluyor. Kötü hiçbir şey giremiyor içeri. En çok da uykuya dalmadan önce düşünüyorum bu sözlüğü. Sabah uyandığımda da en güzel kelimelerle uyanıyorum güne. Uyumadan önce güzel şeyleri düşünmek, hep güzel şeyleri düşünmek kötü şeyleri unutturuyor insana. Beyninin güzel tarafını çalıştırmak diğer tarafını köreltmek diyorum ben buna. 20'lik dişlerimizin körelmesi gibi asırlar almayacaktır hem de bu. Beyin bu, diklendiğine bakmayın, deli deliyi görünce sopasını saklıyor. Deneyin, sözlük yapın kendinize, bi süre sonra nasıl da güzel şeyler bal deresinden hallice akacak.
Bi de Alaçatı günlerimiz oldu bizim, ufakkene. Ve ne zaman nerde Alaçatı ismini duysam içimi garip bi mutluluk kaplıyor. Cevatı kandırmalı Cunda, Behramkale, Alaçatı, Mardin, Halfeti görülmeli. Havalar Beyoğlu'nu sevdirecek zamanlarda. İşte tam bu zamanlarda da gitmeli. Bu sene yurtdışı değil karış karış Türkiye'yi gezmek istiyorum ben. Almanya, Beyrut ya da ne bileyim İtalya biraz daha bekleyebilir gibi.
Gerçi yeni evlilerin işine belli olmaz. Ama benim isteğim budur, her şeyden çok buraları görmek şu an beni heyecanlandıran.
Hayatta ütü, toz almak ve ev temizlemek gibi şeyler olmasaydı keşke.

Bob amcayı izlerken ben senin gibiydim.nasıl yaptığı önemliydi hep;)
YanıtlaSilBelki Cunda da yolarımız kesişir
Ama ondan önce İstanbulda içilecek kahveler var birlikte ve o sözlük fikri ne kadar da güzel bu güzel fikri
seni ne kadar özlediğimi hatırlattı ❤
Almanya beklesin... Ama Beyrut'u ve İtalya'yı bekletme Damlocan;)
YanıtlaSil