21 Mart 2012 Çarşamba

Dün gece tansiyonum ya da şekerim (ya da her neyse) yerlerdeydi sanırım, yürürken uçuyor yataktayken de havada yatıyor gibiydim. Anneler işte, gecenin hakkaten geç bir vakti kalktı patates salatası yaptı bana ve ayran işte her zaman, neyin olduğunu kestiremediğin her an ilaç gibi. O saate kadar sadece kahve-sigara-çay içtiğimin ben bile farkında değildim.

Öncesinde ofisten kaçar adımlarla hava almalıyım diye çıktım. Bazen insan delicesine yürümek istiyor. Yürümenin ihtiyaç olduğu anı (zayıflamak zorunda olmak hariç) gördüm ben dün. Su içmek gibi vurdum kendimi. Metrodan çıkarken yine başım döndü Osmanbey metrosunun o bitmek tükenmek bilmeyen çıkışı işkenceye dönüştü. Çıkınca da böyle hisseder miyim acaba, hissedersem atlarım taksiye gerisin geri dönerim evime dedim ama oksijeni aldığım an kendime geldim.
Yürüdüm yürüdüm, kendimi nezih'e attım sonra. Ne zamandır almak istediğim defter elimde dolandım içeride. Ona baktım buna baktım elimdekileri bir köşeye bırakıp sadece NOTOS aldım çıktım. Basıyorlar, içim daralıyor be blog. Sonra yine yürümece. Bir dahaki yürüme krizlerimin ne zaman geleceğini kestiremediğim için ofiste bir babet ya da spor ayakkabısı bulundurmak şart sanırım. Ne kadar az topuklu giyiyor olsam da denk gelebiliyormuş işte.

Sonra bana her zaman iyi geldiğini ''hatırladığım'' bir arkadaşımı aradım, tesadüf o da oralardaymış ve hatta bayağı yakınımdaymış. Böyle minik işaretler/tesadüfler işte. [Yazar en çok da küçücük şeylerden mutlu olabilmeyi seviyor, ısrarla] Çalan 2-3 telefon dışında kötü şeylerden bahsetmedim, güldüm, dinledim, konuştum. İyi de geldi.

Böyle böyle bişiler işte. Sırf şu an ofisten kaçma isteğimi bastırmak adına yazıyı yersiz yere uzatıyorum. Çünkü ben dayanamıyorum hiçbi şeye bugünlerde.

Her ölüm ardından fazlasıyla etkileniyorum ben ama ''Allahım ne zaman atlatacağım bu duyguyu, ne zaman normale dönecek düşüncelerim'' hissi her seferinde çöreklenmiyor işte insanın göğüs kafesine.

şimdi iyi?

5 yorum:

  1. sen böyle olduğunda,vur kendini yola,ne kadar vurursan o kadar iyi,nefes aldıkça rahatlarsın.

    çözümü var mı?elbette yok,nihai son..
    dindirir mi bir cümlem içindeki acıyı,hayır.
    onu da yaşayacaksın.sonra işte yine aynı biz.
    böyle böyle yaşayıp gideceğiz..

    YanıtlaSil
  2. yıldız'a katılıyorum canım..
    elden gelen hiçbir şey yok ne yazık ki :(
    alışacağız eksiklere ve sonra yaşayıp gideceğiz yine..

    YanıtlaSil
  3. acı hiç geçmez, sadece hafifler. yaranın kabuğu kalır, o hatırlatır durur. ama ilk günkü gibi hissettirmez. zaten ilk günkü gibi olsa yaşayamayız hiç birimiz :( kalbimizde yaşatmayı öğrenir öyle yaşar gideriz. O nur için de yatsın dualarınızla canım.

    YanıtlaSil
  4. * ''yürürken uçuyor yataktayken de havada yatıyor gibiydim.''



    * hipoglisemi.

    YanıtlaSil
  5. şeker olabileceğine daha çok inanmıştım sanırım ben de.

    YanıtlaSil