Nasıl dayanılır çocukluk arkadaşının ölümüne, nasıl kabul edebilir insan? Yazmazsam öleceğim, yazmazsam delireceğim gibi. 1000 km uzakta ben sadece bloguma sarılabiliyorum işte hıçkıra hıçkıra.
Ölümsüzlüğü bulacaktım ben Murat, ölmeyecektik acı çekmeyecektik. Son 1 yılda yaşadığın çileler böyle bitmeyecekti. Hayatını kısıtlayan acılar en güzel günlerle özür dileyecekti senden.
Cumadan beri dilimden düşürmedim duaları, senin güçlü olduğunu da biliyodum, nede vazgeçtin Murat? Mücadele edecektin, geçecekti. Kalbin çalışmasa da sen bunun da üstesinden gelecektin, çünkü sen çok güzeldin çok güçlüydün ve hesabın bitmemişti bu hayatta. Çok gençtin Murat, yaşından da gençtin, yaşayamadıklarınla daha ufacıktın ölüm daha kapını çalacak kadar adaletsiz olamazdı. Hepimiz inandık kalbi tamamen durdu makineye bağladık dediler ben yine de inandım. Böbrekleri de iflas etti dediler ben üstesinden geleceğine emindim. Emindim çünkü senin daha görecek, görmen gereken çok daha güzel vardı. Konuşurken nefes nefese kalmayacağın bi hayat.
Hayır ya biri yalan desin, lütfen yalan kandırıyo sizi desin, ne oluyo len ne ölümü desin. Gerekirse uyanayım ben hemen şimdi. Ama olmasın, ama gitmesin Murat. Murat yaşasın, mesleğine devam etsin, istediği gibi, eskisi gibi rakısını doldursun, Murat evlensin Murat'ın küçük en az onun kadar yakışıklı, güçlü çocukları olsun. Murat yine kafede otursun yanımızda yöremizde.
Murat ölmesin ama ÖLMESİN!

Seni teselli edecek cümlem yok Damlocan'ım, çok ama çok üzgün olduğumu bil:(
YanıtlaSilçok çok üzgünüm canım benimm :(
YanıtlaSil