Benim bir blogum vardı, lafta değil gercekten yokluğunu hissettim. Geleyim de yazayım değil de "hani benim gözlüklerim?" daha çok. Dolduruyorum heybemi hikaye çıkarıyorum sana blog desem yer misin? YEME.
Çok yogun gecti günler, kafa yogun, beden yorgun, saatler dolu dolu. İnsanoğlu smartphone rahatlığına da alışıveriyor lanet olsun (bu post da telefondan ne yazik ki) bilgisayarımı acayım bile demiyorum son zamanlarda. Amma velakin Çarşamba gunu ailemin bir parçasına daha veda ettigim zaman, adeta kus gibi kalmak bu olsa gerek, erken saatlerde kalkıp kose yazarlarıma, gündeme, dangalak gazete burç yorumlarına, blog taramalarıma ve bloğuma geri dönecigim. Vallahi de billahi.
Ablam evlendi!!! Biz civa misali düğünden önce toplaştik. Ne çok bölünmüşüz, en çok bu zamanlarda anlıyorum ben. Trabzon- Rize - Erzurum dön baba dönelim. Giderken hazırlıklar ve vuslat için Trabzon'a bilet almak akillicaydi lakin dönerken ekstradan 8 saatlik yol çekmek tam bir fıtık iskencesiydi. Neden öyle yaptık, niye Erzurum'dan donmedik bilmiyoruz. Herkes birbirinin suratına bakıyor. Rize - Erzurum arası bencea 2 saatti. Hükumet vergilerimizle fazladan fazladan yol yapmış orrlara, ondan hepsi. Yoksa deli miyiz?!
Fazladan bi Bayburt, Gümüşhane, Aşkale kokusu aldık fena mı diye diye bir saga donduk agriyla bir sola. Kıpır kıpır bir yolculuk.
Özetle kurtlarımızı döktük. Kuaför anılarıma girerek mutluluğa gölge düşürmek istemem ılerde bu postu okuyunca. 'En iyisiyim' diyip türlü aksilikler çıkaran kuaförü, illa ki unuturum. Oksimoron böyle bir şey miydi? Degilse de uzaktan akrabası bence (a yok bak, ciddiyim).
Ayrıca bu telefonlara bu kadar esir olmamız isteniyorsa backspace dısında bir de delete tuşu (dokunuşu) olmalı klavyede. Olmaması gercekten ÇOSAÇMA! Var da ben bilmiyorsam blogu yakar giderim kumuma. İz bırakmam.
Ha nasıl unuturum: her özel günümde olduğu gibi bu süreçte de uçuğumun beni yalnız bırakmaması gercekten göz doldurucu, adeta sadik bir dost. Evrene yaydığım mesajlar gercekten ciddiye alınıyor.
"Toruns and torbas" adlı nadide eserimle yazıma son verip uyumaya çalışacağım. Takdir edersiniz ki o kadar yorgunluğun üstüne evi yaladiktan sonra ağrısız bir gece pek bir lükse kaçıyor. Yoksa 3 turk kahvesi, iki gözüm önüme aksın içmedim. Mehe
(bence simdi bu yüklediğim foto, posttun en basinda çıkacak ve ben blog camiasına rezil oliciim, demedi deme)

Ne diyeyim mutlulukları daim olsun,huzuru eksik olmasın..
YanıtlaSilama bu Trabzona döüş işini bana bir deseydin de ya ne yaptınız,Erzurumdan bilet alsanıza derdim;)
şu telefon bilgisayar durumu bende daha fazla,Demir bilgisayara saldırdığı için telefonla,takip,o da zor işte;)Uyuyunca işte şimdi olduğu gibi bilgisayarımlan kucaklaşıyoruz,bir de senle artık kucaklaşsak??
tebrikler, mutluluklar, nice nice fotoğraflar! :)
YanıtlaSilenee tebrikler :)
YanıtlaSiltişükkür efendim!
YanıtlaSilp.s: Yıldız valla birikti birikti...